<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebaliyurdu</title>
	<atom:link href="http://edebaliyurdu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://edebaliyurdu.com</link>
	<description>Bilecik&#039;ten Dünyaya</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 May 2012 11:09:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Tartışma değil; müzakere… &#8211; Ali ERDAL</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/tartisma-degil-muzakere-ali-erdal/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/tartisma-degil-muzakere-ali-erdal/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 11:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erdal]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2864</guid>
		<description><![CDATA[Başkanlık sistemi tekrar gündemde&#8230; Siyasîlerin kastettikleri, ne söylerlerse söylesinler, “sistem” değil; yetkileri genişletilivermiş devlet başkanı… Başkanlık sisteminin ne olduğu ve neler getireceği hakkında kimsenin bir şey söylediği yok. Sadece didişiyorlar. Öyle fazla derin düşünmeye lüzum yok… Eninde sonunda gündeme gelecek olan bir mesele hakkında bile, ne gündeme getirenler, ne itiraz edenler; “orkestra şef uyumu içinde, ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Başkanlık sistemi tekrar gündemde&#8230; Siyasîlerin kastettikleri, ne söylerlerse söylesinler, <strong>“sistem”</strong> değil; yetkileri genişletilivermiş devlet başkanı… Başkanlık sisteminin ne olduğu ve neler getireceği hakkında kimsenin bir şey söylediği yok. Sadece didişiyorlar. Öyle fazla derin düşünmeye lüzum yok…</p>
<p style="text-align: justify;">Eninde sonunda gündeme gelecek olan bir mesele hakkında bile, ne gündeme getirenler, ne itiraz edenler; <strong>“orkestra şef uyumu içinde, yetki, sorumluluk ve vebali geniş güçlü devlet başkanı idaresinde devlet manzumesi”</strong>ne ait fikre ve projeye sahip… Günübirlik tasalar, tasarılar, gündeme getirmeyi gerektiriyor. Muhalefete de itiraz etmek kalıyor… <strong>“Padişahlık gelir”</strong> gibi komik bir mazerete sığınan muterizler… Mânâsı kalmamış bir takıntıya sığınmak… Sadece komik değil, acz de… Ne yaparsın serde muhalif olmak var&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Mesele bugün ortaya çıkmadı. Hepsi; kitap değil, kitaplık çapta hazır olmalıydı. Hangisinin hazırladığı veya hazırlattığı bir kitabı var? Uzmanları konuşturdukları ilmî faaliyetleri var?.. Hattâ hangisinin sistem hakkında hayalleri var?..</p>
<p style="text-align: justify;">Evet siyasîlerimiz, günübirlik kaygılarıyla hareket ediyorlar… Kaygılarla değil, kaygılarıyla… Kendileri için iyi ise, <strong>“başkanlık sistemi elzem”</strong>; kendileri için iyi değilse, <strong>“zararlı”</strong>&#8230; Hatırlar mısınız, bir zamanlar, <strong>“cumhurbaşkanının yetkilerini daraltmaktan”</strong> bahsediyorlardı. <strong>“Dün, dündür; bugün bugün”</strong>…</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan, rahmetli Türkeş’in sözlerini hatırlattı: <strong>“Milliyetçi Hareket, tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde kuvvetli, adil ve kuvvetli icra sistemini uygulamıştır. Kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarihî ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz. Yürütmenin, cumhurbaşkanı ve başbakan arasında ikiye bölünmesine rıza göstermeyiz.”</strong>. MHP’ye bunun üzerine ‘Görüyorsunuz biz, ne kadar ileriyi gören bir dâvâ sahibiyiz. Bu sahada öteden beri fikri olan sadece biziz’ deyip öne çıkmak düşmez miydi? <strong>“Tek başkan, tek meclis sistemini savunan Milliyetçi Hareket”</strong>in bugünkü lideri Bahçeli’nin itiraz gerekçesine bakın bir de: <strong>“Şahlık, sultanlık, tiranlık, krallık ve emirlik hayalleri Başbakan Erdoğan&#8217;ın aklını başından almış ve bu unvanlara ulaşma çabası, şuurunu kaybettirmiştir”</strong>. Dediği doğru veya yanlış, bizi ilgilendirmez. Ama kişi hırsına işaretle, fikre karşı çıkılamaz, kişi hırsı için taraf olunamayacağı gibi… Gün, fikir ortaya koyma günü&#8230; Yarın, bahsettiğiniz kişi aday olursa söylenecek bir sözü bugün <strong>“esas”</strong>tan itiraz sebebi yapmak, parti başkanına ve üniversite hocasına yakışmaz. Hattâ kahvede oyun oynarken meseleye <strong>“müdahil” </strong>olan sıradan ferde bile yakışmaz. Devletin kurucusu olduğunu iddia eden CHP’ye <strong>“bunlar yapay gündemlerdir”</strong> diyerek yan çizmek değil, bir gün mutlaka enine boyuna konuşulacak bir konuda, hazır olması ve fikirlerini kamuoyuna sunması gerekmez mi? Ak Parti’nin de <strong>“tartışalım”</strong> demek yerine, fikir plânında eserlerle, ilmî konuşmalarla meseleyi kamuoyu önüne koyup <strong>“müzakere edelim”</strong> demesi gerekmez mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Haydi CHP’nin istifalar, kongreler, yalpalamalar, birbirleriyle didişmeler sebebi ile başını kaşıyacak vaktinin olmaması gibi mazeretleri var; MHP ve Ak Parti’nin ne mazereti var?</p>
<p style="text-align: justify;">Akl-ı selîm, nerdesin?..</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/tartisma-degil-muzakere-ali-erdal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TARİH VE KÜLTÜR SOHBETLERİ</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/tarih-ve-kultur-sohbetleri-5/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/tarih-ve-kultur-sohbetleri-5/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 14:47:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[bilecik şeyh edebali üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Faruk ŞERİFOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[tarih ve kültür sohbetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2859</guid>
		<description><![CDATA[Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Bileciklilerin ufkunu açan Tarih ve Kültür Sohbetleri devam ediyor. Sürekli Eğitim Merkezi&#8217;nde 16 Mayıs Çarşamba günü saat 20:30&#8242;da başlayacak bu haftaki programın konusu; Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası. Programın konuşmacısı ise Ömer Faruk ŞERİFOĞ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Bileciklilerin ufkunu açan Tarih ve Kültür Sohbetleri devam ediyor. Sürekli Eğitim Merkezi&#8217;nde 16 Mayıs Çarşamba günü saat 20:30&#8242;da başlayacak bu haftaki programın konusu; Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası. Programın konuşmacısı ise Ömer Faruk ŞERİFOĞLU.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/tarih-ve-kultur-sohbetleri-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜSTAD&#8217;I TALEBESİ ANLATTI</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/ustadi-talebesi-anlatti/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/ustadi-talebesi-anlatti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 17:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[VİDEO]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[milli türk talebe birliği bilecik şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[mttb]]></category>
		<category><![CDATA[mücahid bayrak]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa yazgan]]></category>
		<category><![CDATA[necip fazıl]]></category>
		<category><![CDATA[türk ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[üstad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2849</guid>
		<description><![CDATA[Bilecik Türk Ocakları Gençlik Kolları ile Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Bilecik Şubesi tarafından birlikte düzenlenen Üstad Necip Fazıl Kısakürek&#8217;i Anma Programı gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı&#8217;nın okunmasıyla başlayan programda MTTB Bilecik Şubesi Başkanı Mücahid Bayrak, MTTB Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özcan ve Bilecik Türk Ocakları Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Alpay Fatih Türken birer ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bilecik Türk Ocakları Gençlik Kolları ile Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Bilecik Şubesi tarafından birlikte düzenlenen Üstad Necip Fazıl Kısakürek&#8217;i Anma Programı gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı&#8217;nın okunmasıyla başlayan programda MTTB Bilecik Şubesi Başkanı Mücahid Bayrak, MTTB Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özcan ve Bilecik Türk Ocakları Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Alpay Fatih Türken birer konuşma yaptılar. Necip Fazıl&#8217;ın hayatı kendi sesinden dinlendikten sonra kürsüye Üstad&#8217;ın talebesi Mustafa Yazgan çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazgan konuşmasına; &#8221; Bugün rahmetli Necip Fazıl Üstad&#8217;ımızı anacağız. O, vasiyetinde zaman zaman beni de Allah yolunun garip bir yolcusu olarak anınız buyurmuştu ve biz de o vasiyete uyarak kendisini anıyoruz.&#8221; diyerek başladı. Yazgan, Üstad&#8217;ın milletimiz için öneminden bahsederek; &#8221; İngiltere için Shakespeare, Almanya için Goethe, Fransa için Victor Hugo neyse bizim için de Necip Fazıl Üstad odur.&#8221; dedi. Yazgan ayrıca konuşmasında; &#8221; Onu sadece görünen eserleri, tesiri, çevresi ve tefekkür misyonuyla değil, görünmeyen gözlerden kaçan müesseriyetiyle düşünmeliyiz. Üstad Necip Fazıl Bey&#8217;in en mümtaz vasfı, Tanzimat&#8217;tan günümüze gelinceye kadar tarihi, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi komplolarla yavaş yavaş hayattan tecrit edilip sözde vicdanların meçhul gaybi alemine çekilmek istenen İslamiyet&#8217;i fert, cemiyet, devlet ve millet olarak nasıl yaşamamız gerektiğini bir iman ve aksiyon tezi olarak ortaya koymasıdır. İslamı hayatın vazgeçilmez bir dinamiği olarak  dile getirmesidir.&#8221; dedi.</p>
<p><iframe src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xqtch1" frameborder="0" width="480" height="360"></iframe><br />
<a href="http://www.dailymotion.com/video/xqtch1_ustad-y-anma-programy-mustafa-yazgan-1_news" target="_blank">ÜSTAD&#8217;ı Anma Programı-Mustafa YAZGAN-1</a> <em>ile <a href="http://www.dailymotion.com/edebaliyurdu" target="_blank">edebaliyurdu</a></em><br />
<iframe src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xqtcin" frameborder="0" width="480" height="360"></iframe><br />
<a href="http://www.dailymotion.com/video/xqtcin_ustad-y-anma-programy-mustafa-yazgan-2_news" target="_blank">ÜSTAD&#8217;ı Anma Programı-Mustafa YAZGAN-2</a> <em>ile <a href="http://www.dailymotion.com/edebaliyurdu" target="_blank">edebaliyurdu</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/ustadi-talebesi-anlatti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARDELEN&#8217;İN YENİ SAYISI ÇIKTI</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/kardelenin-yeni-sayisi-cikti-2/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/kardelenin-yeni-sayisi-cikti-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 08:43:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kardelen]]></category>
		<category><![CDATA[Kardelen Dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2836</guid>
		<description><![CDATA[21 yıldır yayın hayatını sürdüren Kardelen Dergisi&#8217;nin 72. sayısı çıktı. Kardelen, yine dopdolu içeriğiyle sizlere sunuldu. Bu sayının konusu; Eğitim Meselemiz. Derginin kapağında eğitim meselesine çarpıcı bir ifadeyle dikkat çekiyor; Tanzimat&#8217;tan beri başta EĞİTİM olmak üzere her sahada ESASLA değil, şekille uğraşıyoruz! Kardelen&#8217;in her sayısında olduğu gibi bu sayısında da şiirler, hikayeler ve eğitici yazılar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">21 yıldır yayın hayatını sürdüren Kardelen Dergisi&#8217;nin 72. sayısı çıktı. Kardelen, yine dopdolu içeriğiyle sizlere sunuldu. Bu sayının konusu; Eğitim Meselemiz. Derginin kapağında eğitim meselesine çarpıcı bir ifadeyle dikkat çekiyor; Tanzimat&#8217;tan beri başta EĞİTİM olmak üzere her sahada ESASLA değil, şekille uğraşıyoruz! Kardelen&#8217;in her sayısında olduğu gibi bu sayısında da şiirler, hikayeler ve eğitici yazılar bulunuyor. Detaylı bilgi ve abonelik için tıklayın; <a href="http://www.kardelendergisi.com">www.kardelendergisi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/kardelenin-yeni-sayisi-cikti-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAKIŞMADI SAYIN BAKAN!&#8230; &#8211; Hikmet ÖZTÜRK</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/yakismadi-sayin-bakan-hikmet-ozturk/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/yakismadi-sayin-bakan-hikmet-ozturk/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 12:13:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[baraj]]></category>
		<category><![CDATA[gölpazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet ÖZTÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[orman ve su işleri bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[veysel eroğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2832</guid>
		<description><![CDATA[AKP ilçelerden sonra İl kongresini de yaparak süreci tamamladı. Kongre sebebiyle İlimize gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun basında okuduğumuz konuşması bizi hayrete düşürdü. Sayın Bakan, yapılan yatırım ve hizmetleri sıraladıktan sonra, yapılacaklardan bahsederken, geçen seçimde kaybettikleri Gölpazarı Belediye Başkanlığı için “Gölpazarı’nı almak sizden, barajı yapmak bizden” ifadesini kullanmış. Yapılan hizmetleri ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="yazi">
<p align="justify">AKP ilçelerden sonra İl kongresini de yaparak süreci tamamladı. Kongre sebebiyle İlimize gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun basında okuduğumuz konuşması bizi hayrete düşürdü. Sayın Bakan, yapılan yatırım ve hizmetleri sıraladıktan sonra, yapılacaklardan bahsederken, geçen seçimde kaybettikleri Gölpazarı Belediye Başkanlığı için “Gölpazarı’nı almak sizden, barajı yapmak bizden” ifadesini kullanmış.</p>
<p align="justify">Yapılan hizmetleri hiçbir zaman küçümsemiyoruz. Sayın Eroğlu, Erdoğan Hükümetinin Orman ve Su işlerinden sorumlu Bakanı. Yapılacak baraj ve göletlerin belirlenmesi, programa alınmaları ve yapılmasına kadar geçecek süreçte en yetkili isim. Ancak, bu açıklamayı kendisine yakıştıramadık. Devletin bütçesinden yapılacak yatırımı siyasî koz olarak kullanmak doğru mu? Baraj yapmak görevi olan bir Bakanın, görevini yapmasını seçim şartına bağlaması, aynı zamanda “görevini kötüye kullanması” değil midir? Ayrıca, mahallî seçimlere daha 2 yıl var, buna göre Gölpazarlı vatandaşımız 2 yıl bekleyecek, seçimlerde AKP li adayı destekleyecek ve bu adayın kazanması halinde 3-5 yıl sonra baraj yapılmaya başlanacak (şayet vaatler tutulursa)!&#8230;</p>
<p align="justify">Geçen yazımızda, Bakanların, Milletvekillerinin “bizim adayımızı seçin, şu şu şu sorunlarınızı hemen çözelim” dediklerini, ancak vaatlerin unutulduğunu, bunun bir müeyyideye bağlanmasını, siyasîlerin vaatlerinin kayıt altına alınmasını, yerine getirmedikleri takdirde haklarında “vatandaşı kandırmaktan dolayı” işlem yapılması gerektiğini yazmıştık. Daha aradan 3 hafta geçmeden aynı durumla karşılaşıyoruz. Hükümetin Bakanı “ Gölpazarı Belediyesini almak sizden, baraj yapmak bizden” diyor. Bu sözün doğru olup olmadığı ancak 3 yıl sonra anlaşılacak, tabi bu süre içinde de barajların (!) içinden çok sular akıp gidecek. Bu arada Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik’in, Pazaryeri ilçemizde, 2009 yerel seçimleri öncesindeki vaatlerini hatırladım. Onlar da aynı şeyi söylüyorlardı “Belediyeyi almak sizden, Ahıdağı yolunu yapmak bizden”. Vatandaş bu vaatlere kandı ve Belediye Başkanını AKP den seçti. Aradan 3 yıl geçti, ortada her hangi bir hareket yok. Milletvekilimiz Sayın Bahattin Şeker’in soru önergesine, Ulaştırma Bakanının verdiği cevapta, Ahıdağı yolunun programlarında olmadığı yazıyordu. Arınç ve Çelik’in vaatlerinin doğru olup olmadığı da 3 yıl sonra görülecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Benim ısrarla üzerinde durmak istediğim konu şu; Gücü ve yetkiyi elinde bulunduranların, siyasî rant için vatandaşı kandırmalarının hesabı mutlaka sorulmalı. Mademki açık ve şeffaf bir demokrasi istiyoruz, ülkede bir değişim süreci yaşanıyor, o halde siyasîlere de müeyyide getirilmeli, ulu orta meydanlarda konuşmalarının, vatandaşı kandırmalarının önüne geçilmelidir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/yakismadi-sayin-bakan-hikmet-ozturk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇIĞLIĞIN DEĞERİ &#8211; Ali ERDAL</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/cigligin-degeri-ali-erdal/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/cigligin-degeri-ali-erdal/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 07:47:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[adab-ı muaşeret]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erdal]]></category>
		<category><![CDATA[bilecik şeyh edebali üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[çığlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2828</guid>
		<description><![CDATA[Yeni adıyla söyleyelim artık… Bilecik Şeyh Edebâli Üniversitesi, 4 Mayıs Cuma günü düzenlediği sempozyumla üniversitelerin fikir öncülüğündeki ehemmiyetini bir kere daha gösterdi. Üniversitemiz, milletimizin çok mühim bir meselesini ele aldı: “Kültürümüzde ‘Âdâb-ı muâşeret”… Açış konuşmasında Rektör Prof. Dr. Azmi Özcan Hocamız sempozyumun gayesini veciz bir şekilde ifade etti: “…20. Yüzyılda ihmal edilen, unutulan, unutulduğu ve ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="yazi">
<p style="text-align: justify;">Yeni adıyla söyleyelim artık… Bilecik Şeyh Edebâli Üniversitesi, 4 Mayıs Cuma günü düzenlediği sempozyumla üniversitelerin fikir öncülüğündeki ehemmiyetini bir kere daha gösterdi. Üniversitemiz, milletimizin çok mühim bir meselesini ele aldı: “Kültürümüzde ‘Âdâb-ı muâşeret”… Açış konuşmasında Rektör Prof. Dr. Azmi Özcan Hocamız sempozyumun gayesini veciz bir şekilde ifade etti: “…20. Yüzyılda ihmal edilen, unutulan, unutulduğu ve ihmal edildiği için de hayatı bize bir keyif, sanat ve zarafet alanı olmaktan çıkartıp çile, işkence ve sıkıntı alanı olarak takdim eden modern, küresel emperyalist medeniyetin girdabında boğduran dünyada ruhlarımız sıkışıyor, gönüllerimiz daralıyor ve yaşamak artık bizim için anlamını kaybediyor. İşte böyle bir dünyada, biz tarihin başladığı mekânda yeniden ve yeni bir nefese ihtiyaç olabileceği düşüncesiyle bu sempozyumu düzenledik.”</p>
<p style="text-align: justify;">Kelimeler gibi âdâb-ı muâşeret kurallarının da kökleri mazide… Geleceğe doğru da nesiller boyu&#8230; Çok yavaş olduğu için nelerin nasıl değiştiği kolay fark edilemez. İyiye giderse mesele yok da kötüye gidiş fark edilmedi mi tedbir almak da gecikir. Bizde, Batı hayranlığının getirdiği yozlaşma, âdâb-ı muâşeret kurallarını da karma karışık hale getirdi. Nesiller, farkında olmadan kültürümüzün dışından alınanları asıl zannettikleri için kötüye gidiş, pek az kişinin dikkatini çekti. Aslında âdâb-ı muâşeret kurallarının, normal bir cemiyette konuşulmasına ihtiyaç olmaz; yaşanarak öğrenilir. Ne yazık ki, Tanzimat’tan beri yaşanarak öğrenilmiyor, yaşanarak kaybediliyor. Onun için meseleyi ciddî şekilde ele alma düşüncesi takdire değer.</p>
<p style="text-align: justify;">Takip edebildiğim kadarı ile sempozyumdan; âdâb-ı muaşeret yönünden cemiyetimizin bozulduğu, ortak kuralların gittikçe kaybolduğu, yerine kozmopolit, şahsiyetsiz uygulamaların yerleştiği tespiti çıktı. Tarihten ve günümüzden örnekler verildi. Öğleden sonraki oturuma, konuşmacı olarak davetli idim. İki örnekle ben de aynı kanaati ifade ettim. Yunus’un;</p>
<p style="text-align: justify;">“Bir kez gönül yıktın ise</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kıldığın namaz değil;</p>
<p style="text-align: justify;">Yetmiş iki millet dahi</p>
<p style="text-align: justify;">Elin yüzün yumaz değil”</p>
<p style="text-align: justify;">Mısralarında ifade ettiği gibi âdâb-ı muâşeretin özünün, kalp kırmama, canlı cansız hiçbir şeyi incitmeme, kimseye ve hiçbir şeye zarar vermeme merkezli olduğunu hatırlattım; bugün ise “ben” merkezli, menfaatçi bir anlayışın hâkim olduğunu söyledim.</p>
<p style="text-align: justify;">Herkesin konuştuğu ama kimsenin kimseyi dinlemediği; sokaklarında insanların selâmlaşmadan, hattâ birbirini görmeden gölge gibi gidip geldiği; dolmuşunda kimsenin kimseyle konuşmaya cesaret edemediği; büyüğün küçüğün tanınmadığı, ortak selâm yerine özenti binbir çeşidin yaygınlaştığı, kimin kime nasıl hatır soracağının bilinmediği, bayramlarının tatil haline geldiği, sohbetin unutulduğu, ziyaretlerin ve hediyeleşmenin en aza indiği, aile fertlerinin birbirinden koptuğu, sokakları çöple ve gürültü ile kirli bir cemiyette yaşadığımız ortaya kondu.</p>
<p style="text-align: justify;">Öğleden sonraki beş konuşmacı birer defa konuştuktan sonra ikinci defa söz verilip verilmeme hususu görüşüldü ve benim dışımdaki konuşmacılar birer kere daha fikir ve tecrübelerini ifade ettiler. Baktım salondan, eski tabirle “miktar-ı kâfi” sinyalleri geliyor, hattâ oturum başkanının konuyu “toparlaması” sözle değil ama lisan-ı hal ile işaret ediliyor… Baştan beri dikkatle dinleyenlerden, çok az da olsa salonu terk edenler var. Toplantı sona erdirildi. Ben de ikinci defa ifade hakkımı kullanmak için dalgınlığı hatırlatmamanın “âdâb-ı muâşerete” daha uygun olacağını düşündüm. Eğer imkân olsaydı, not almıştım, sadece bizim katıldığımız oturumun değil, bütün sempozyumun hakkını ifade için şu kısacık ibareyi söyleyecektim:</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün haberlerde öğrendik… Hollandalı büyük bir ressamın ‘ÇIĞLIK’ isimli meşhur tablosu, rekor seviyede milyonlarca dolara satılmış. Bu sempozyumda bir milletin âdâb-ı muâşet yönünden kötüye gittiği canhıraş bir şekilde ifade edildi. ‘Bir kültür ve dolayısıyla onun âdâb-ı muâşereti kayboluyor!’ diye çığlık atıldı. Bu çığlığın değeri; bozulanın düzelmesi için tedbir yolunu açma ümidinden geliyor ve milyonlarca dolar değer biçilen o ‘ÇIĞLIK’tan kıyaslanamayacak kadar üstündür.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/cigligin-degeri-ali-erdal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;ÜSTAD&#8221;I ANMA GECESİ</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/ustadi-anma-gecesi/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/ustadi-anma-gecesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 10:37:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[anma gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilecik türk ocakları gençlik kolları]]></category>
		<category><![CDATA[milli türk talebe birliği bilecik şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa yazgan]]></category>
		<category><![CDATA[necip fazıl kısakürek]]></category>
		<category><![CDATA[üstad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2816</guid>
		<description><![CDATA[Bilecik Türk Ocakları Gençlik Kolları ile Milli Türk Talebe Birliği Bilecik Şubesi tarafından Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK&#8217;i anma ve anlama programı düzenlenecek. 8 Mayıs Salı günü saat 20.30&#8242;da başlayacak program Çocuk Sineması&#8217;nda gerçekleştirilecek. Halka açık olacak programın konuşmacısı üstadın öğrencisi Mustafa Yazgan olacak]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bilecik Türk Ocakları Gençlik Kolları ile Milli Türk Talebe Birliği Bilecik Şubesi tarafından Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK&#8217;i anma ve anlama programı düzenlenecek. 8 Mayıs Salı günü saat 20.30&#8242;da başlayacak program Çocuk Sineması&#8217;nda gerçekleştirilecek. Halka açık olacak programın konuşmacısı üstadın öğrencisi Mustafa Yazgan olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/ustadi-anma-gecesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLE İÇİ ŞİDDETTE UTANDIRAN TABLO</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/aile-siddette-utandiran-tablo/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/aile-siddette-utandiran-tablo/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 09:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2812</guid>
		<description><![CDATA[Bilecik, aile içi şiddetin en çok yaşandığı il oldu. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki alt komisyona gönderilen resmi verilere göre, ülkemizde aile içi şiddetin en çok yaşandığı il, binde 33&#8242;lük oranla Bilecik oldu. Yani, Bilecik&#8217;te yaşayan her 1000 kişiden 33&#8242;ü aile içi şiddete maruz kalıyor. Bilecik&#8217;i binde 32&#8242;lik oranıyla Elazığ ve binde 28&#8242;lik oranıyla ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bilecik, aile içi şiddetin en çok yaşandığı il oldu. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki alt komisyona gönderilen resmi verilere göre, ülkemizde aile içi şiddetin en çok yaşandığı il, binde 33&#8242;lük oranla Bilecik oldu. Yani, Bilecik&#8217;te yaşayan her 1000 kişiden 33&#8242;ü aile içi şiddete maruz kalıyor. Bilecik&#8217;i binde 32&#8242;lik oranıyla Elazığ ve binde 28&#8242;lik oranıyla Isparta illeri izliyor. Aile içi şiddetin en düşük olduğu il ise Batman (binde 0,1) oldu. Rapor resmi merciilerce tutulan kayıtlara dayanırken çeşitli seberlerle aile içinde kalıp yetkililere bildirilmeyen olaylar rapor dışında kalmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/aile-siddette-utandiran-tablo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BÜYÜK DOĞU DERSLERİ &#8211; 2</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/buyuk-dogu-dersleri-2/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/buyuk-dogu-dersleri-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 07:16:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[VİDEO]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erdal]]></category>
		<category><![CDATA[büyük doğu dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[mttb]]></category>
		<category><![CDATA[mücahid bayrak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2790</guid>
		<description><![CDATA[Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Bilecik Şubesi tarafından düzenlenen Büyük Doğu Dersleri&#8217;nin 2.si gerçekleştirildi. Şube merkezinde gerçekleştirilen programda konuşan sitemiz yazarı Ali Erdal özellikle İslam dünyasında Türkiye&#8217;nin nasıl algılandığı ile ilgili örnekler verdi. MTTB Bilecik Şube Başkanı Mücahid Bayrak derslere bir süre ara verileceğini ve derslerin yeniden başladığında ilgilenenlerin programdan haberdar edileceğini belirtti. büyük doğu ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Bilecik Şubesi tarafından düzenlenen Büyük Doğu Dersleri&#8217;nin 2.si gerçekleştirildi. Şube merkezinde gerçekleştirilen programda konuşan sitemiz yazarı Ali Erdal özellikle İslam dünyasında Türkiye&#8217;nin nasıl algılandığı ile ilgili örnekler verdi. MTTB Bilecik Şube Başkanı Mücahid Bayrak derslere bir süre ara verileceğini ve derslerin yeniden başladığında ilgilenenlerin programdan haberdar edileceğini belirtti.</p>
<p><iframe src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xqipp4" frameborder="0" width="480" height="404"></iframe><br />
<a href="http://www.dailymotion.com/video/xqipp4_buyuk-doyu-dersleri-2_news" target="_blank">büyük doğu dersleri-2</a> <em>ile <a href="http://www.dailymotion.com/edebaliyurdu" target="_blank">edebaliyurdu</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/buyuk-dogu-dersleri-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERGENEKONCULAR’IN İÇİNDE ŞAİR VAR MI? &#8211; Ali ERDAL</title>
		<link>http://edebaliyurdu.com/ergenekoncularin-icinde-sair-var-mi-ali-erdal/</link>
		<comments>http://edebaliyurdu.com/ergenekoncularin-icinde-sair-var-mi-ali-erdal/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 17:49:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLECİK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Erdal]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebaliyurdu.com/?p=2803</guid>
		<description><![CDATA[Biliyorsunuz Star Gazetesi cumartesi günleri Büyük Doğu dergisi veriyor. 1 Kasım 1946 tarihli bu haftaki dergide bir tarihçinin, ‘Asur devleti, şairleri olmadığı için yıkıldı’ tespiti -ben de buna hararetle inananlardan olduğum için- bilhassa ilgimi çekti. Bu konuda pek çok yazı kaleme almıştım. Ekim 1998’de şöyle demişim: “Şiiri olmayan fikir, şiiri yazılamayan düşünce ayakta kalamaz. Önce ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="yazi">
<p style="text-align: justify;">Biliyorsunuz Star Gazetesi cumartesi günleri Büyük Doğu dergisi veriyor. 1 Kasım 1946 tarihli bu haftaki dergide bir tarihçinin, <strong>‘Asur devleti, şairleri olmadığı için yıkıldı’</strong> tespiti <em>-ben de buna hararetle inananlardan olduğum için-</em> bilhassa ilgimi çekti. Bu konuda pek çok yazı kaleme almıştım. Ekim 1998’de şöyle demişim: <strong>“Şiiri olmayan fikir, şiiri yazılamayan düşünce ayakta kalamaz. Önce şiir gider cemiyetten, onda sonra devlet yıkılır. Tarih buna şahittir.”</strong> Yazıyı şöyle bitirmişim: <strong>“Zulmün şiiri yazılamaz. Firavunlardan ve Nemrutlardan günümüze, korku filmlerinin baş malzemesi mumyaları ile kalpleri gibi katı sembollerinden başka bir şey intikal etmedi.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> Şiiri yazılamayan, ekolleşemez, maya tutturamaz. İşte bunun için zulüm, bir mevsimlik sinek… Bir nesil, bilemedin iki nesil… Bu, o kadar doğru bir tespit ki, buna zalimler bile itiraz edemez. Burnu Kaf dağında saltanat sürenlerin, nasıl solucan gibi küçülerek can verdiğini, tarihten biliyoruz, çağımızda da pek çok örnekle görüyoruz… Zalim babalarından yıkılma namzedi devlet devralan evlâtların zavallılığı meydanda.</p>
<p style="text-align: justify;">Şiirle alâkasız bir tane hak dava olmadığı gibi şiirle gelmiş bir tane batıl yok…</p>
<p style="text-align: justify;">Adaletli devlet adamlarının dilinden, dünden gelen ve yarına kalacak şiirler eksik olmadı… Onların yanlarında öldükten sonra da yaşayacak şairler vardı… Zalimlerin yanında ise, dalkavuklar ve onların ağzından çıkar çıkmaz unutulan manzumeleri…</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tane şiirle gelmiş ihtilâl söyleyebilir misiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeytanla şiiri bir arada düşünebilir misiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Saddam’ın, Kaddafi’nin, Mübarek’in kibirli nutuklarında şiir var mıydı?</p>
<p style="text-align: justify;"> Dünyanın gözü önünde, canlı örnek… Beşer Esat… Şiir okuyabileceğini düşünebiliyor musunuz? Zar zor, tersini ispat için bir iki satır mırıldansa bile ağzına şiirin yakışacağını sanıyor musunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Fikrin kırıntısı bile bulunmayan uzun konuşmalarında Demirel, <em>-şiirin yakışmadığını biliyor olmalı, bilmiyorsa bile hissediyor olmalı ki-</em> bir tek mısra bile söylemiyordu. Ona hak vermemek mümkün mü?</p>
<p style="text-align: justify;">İnönü şiir okur muydu? Ya yarım yüzyıldan beri başımızın belâsı zulüm çetesinin başı olduğu zannedilen kukla?..</p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekon sanıklarının arasında şair var mı bilmiyorum; olduğunu da sanmıyorum… Komploların, tertiplerin, fişlemelerin, takiplerin, hilelerin, düzenlerin, telefon dinlemelerinin şiir iklimi olmadığını herkes gibi ben de biliyorum…</p>
<p style="text-align: justify;">*</p>
<p style="text-align: justify;">Şiir… Hakla batılı ayıran çizgi; hakla batılı ayırdettiren mihenk taşı…</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://edebaliyurdu.com/ergenekoncularin-icinde-sair-var-mi-ali-erdal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

