Fidan sulanırsa büyür!.. – Hikmet ÖZTÜRK

       Sosyal yardımlaşma ve dayanışma, toplumumuzun en güzel özelliklerinden biri. O kadar çok örnekleri var ki, bu konuda sayfalar dolusu kitap yazılabilir. Felâket anında halkımızın dayanışması, yardımlaşması gerçekten her türlü takdirin üzerindedir. Yakın geçmişte yaşanan Van depreminde, ülke çapındaki gayreti gördük. Herkes gücünün yettiği ölçüde yardımını esirgemedi. Okumaya devam et

Hisse mi istiyorsun?… – Hikmet ÖZTÜRK

Edebaliyurdu.com İnsan hayatında iyi günler olduğu gibi sıkıntılı, üzüntülü geçen günler de muhakkak vardır. İşte bu günlerde edinilen dostluklar, arkadaşlıklar daha sağlam olur. Şöyle bir düşünürseniz, asker arkadaşlığı, hastane arkadaşlığı, hapishane arkadaşlığı (Allah göstermesin) sağlam arkadaşlıklardır. Örnekleri çoğaltabiliriz.

2 yıl askerde birlikte kaldığınız arkadaşlarınızla yıllarca görüşmeleriniz, dostluklarınız devam eder. Hastane arkadaşlığı da öyle, acılı gününüzde aynı odayı paylaştığınız, daha öncesinden hiç tanımadığınız insanlarla dostluğunuz belki ömür boyu sürer. Okumaya devam et

Urfa mı, Bursa mı, hangi Bilecik !… – Hikmet ÖZTÜRK

Hafta içinde Kardelen dergisi ve (edebaliyurdu.com) sitesi yazarları olarak yeni atanan Millî Eğitim Müdürümüzü ziyaret ettik. Beyefendi kişiliği ve işine hâkimiyeti ilk anda gözümüze çarpanlar oldu. Eğitimin sorunları, öğretmen, öğrenci, veli ilişkileri üzerinde konuştuk.

İlin sorunlarını gündeme getirdiğimizde, bizimle aynı ızdırabı duyduğunu gördük. Bilecik, artık kimliğini belirlemek zorundadır. Nasıl bir şehir olmalıdır. Sanayi şehri mi olmalı, tarım ve hayvancılığı ön plâna çıkaracak bir yapılanmaya mı gidilmeli, yoksa kültür şehri mi olmalı?

Nutuk atmaya başladığımızda, “yaprağı ipek, taşı mermer, toprağı seramik” dediğimiz Bilecik, maalesef yıllardır garip kalmıştır. Okumaya devam et