301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
07 Ağustos 2015 - Cuma 09:12
 
Türkiye Yurtdışında Gerçekten Popüler mi?
Mustafa KINIKOĞLU
 
 

Ramazan Bayramından önceki yazımızda Kur’an müslümanlığı kavramı ve bu kavramın tehlikelerinden bahsetmiştik. Bu hafta da bu konuda bir şeyler söylemek istiyorum.

Kur’an-ı Kerîm ile yakından ilgilenen bazı hocaefendilerin Efendimiz’i ikinci plana atmaları, Zât-ı Âlilerinden hürmetkâr bahsetmemeleri, O’nu -estağfirullah- sadece bir postacı olarak görmeleri müslümanların Kur’an’a olan mesafesini azaltmak bir yana menfi yönde bir etkiye neden oluyor. Bunun bir etkisi olarak karşı tepkiye geçen kişiler birkaç ayetin anlamını karıştırmaya kalktığınızda ve kafanızda bazı sorular belirdiğinde “Aman, kafan karışır, kıl beşini, bil işini” diyebiliyorlar.

Peki, yurtdışında durum nasıl? Orada da bizim ülkemizdeki gibi mi?

Genellikle aklımda yapmayı düşündüğüm bir çok iş olur. Mesela derim ki kendi kendime, yabancı dilimi ilerletmem lazım, ingilizce hikaye, konuşma dinleyeyim. Aynı anda iç ses “biraz da sohbet dinlesen iyi olur” der. Sonra bir ses, bir ses daha derken bazen seslerin çokluğu ortaya bir sonuç çıkmamasına neden olabilir. Yabancı dilde bir şeyler dinleme fikrinde böyle olmadı, hatta daha sonra iç sesimden “yabancı dil ve sohbet için farklı kayıt dinlemektense yabancı dilde sohbet dinlesene” fikri geldi ki hakkını vereyim güzel bir fikirdi.

İşte, Nouman Ali Khan ile bu kayıtlar sayesinde tanıştım. Mufti Menk ile de, Şeyh Hasan Ali ile de. Saydığım bu isimler sohbetlerini İngilizce yapan biri Amerika’da, biri İngiltere’de yaşayan biri de aslen Moritanyalı olmasına rağmen sürekli dünyayı dolaşan üç isim...

Bu üç isimden en çok dikkatimi çeken ve anlatımını beğendiğim isim Nouman Ali Khan oldu. Kısaca NAK denilen Numan Ali aslen Pakistanlı, Amerika’da yaşıyor. Sanırım henüz kırklarına geldi gelecek… 19 yaşında Kur’an’ı anlama niyeti ile yola çıkmış… Şimdi Kur’an ve günlük hayat ile ilgili sohbetler, Arapça dersler veriyor. Sohbetleri ücretsiz ancak dersleri paralı. Bayyinah isimli bir enstitü kurmuş, çok başarılı bir Youtube kanalı var. Diğer iki ismin de çok sayıda takipçisi var. Her üç isim de interneti çok iyi kullanıyor, profesyonel videolar hazırlıyorlar, sosyal medyada onbinlerce takipçileri var.

Konumuza dönersek asıl dikkatimi çeken taraf ise bu isimlerin Efendimiz’e olan saygısı... Kur’an-ı Kerim ile derinlemesine irtibat içindeler, Numan Ali’den dinlediğim bazı sohbetlerdeki incelikleri daha önce hiç duymamıştım. Demek ki bizim ülkemizdeki bazı nevzuhurlar gibi Kur’an’da derinleşmek için Efendimiz’i yalnızca bir postacı olarak görmek, O’nu ikinci plana atmak gerekmiyormuş.

Ülkemizde de interneti ve sosyal medyayı kullanan bazı hocaefendiler var. Nurettin Yıldız örneğin… Bilmediklerim de vardır ama yurtdışına göre sayıları az. Dünyada ülkemizin adının çok bilindiğini, özellikle müslüman ülkelerde çok sevilen ve sayılan bir ülke olduğumuzu (one minute etkisi gibi nedenlerle) biliyoruz ancak İslâmî çalışmalar konusunda aynı durum geçerli değil gibi... Bunun en büyük nedeni ise dil. Türkçe birçok içerik var belki ancak bunları bizden başkası dinleyemiyor. Numan Ali veya Mufti Menk ise sohbetleri çok akıcı, anlaşılır bir İngilizce ile yaptıkları için dünyanın her tarafındaki müslümanlar tarafından tanınıyorlar, seviliyorlar. Sadece müslümanlar değil, İslâm ve Peygamberimiz hakkında bilgi sahibi olmak isteyen gayrimüslimler de bu kimseleri dinliyorlar, aralarından bu şekilde müslüman olanlar var.

Bu durum çok önemli gelmeyebilir ancak çoktan içine girdiğimiz internet çağında ülkelerin ve kişilerin popülerliği bu şekilde belirleniyor. Ülkemizin yurtdışında bilinirliliği ve saygınlığından bahsediyoruz ancak İslâmi konulardaki etkinliklerde, sohbetlerde ülkemizin ismi hemen hemen hiç geçmiyor. İsmi geçen yerler Orda Doğu, Endonezya, Malezya, Amerika gibi ülkeler. İngilizce içerik hazırlamadan bu durumla başa çıkmak mümkün gözükmüyor.

 
Etiketler: Türkiye, Yurtdışında, Gerçekten, Popüler, mi
Yorumlar
Diğer Yazılar
Osmaneli Haber Hayırlı Olsun
Rum Diamandi’den Aşık-ı Resûl Yaman Dede’ye
Toplum Gibi Basın da Kutuplaştı
Enderûn Usulü Teravih en derin teravihi kılmaya engel değil
Sorunları Çözmeye Kendimizden Başlayalım
Diyanet İşleri’nden Çok Güzel Hareketler
İSTANBUL SEMALARI CUMA GECESİ SELÂSI İLE YANKILANDI
Siber Saldırılar
Ayşe Hümeyra Ökten Hanımefendi
Cuma Gecesi Salâsı
Fransa Saldırıları Kimin İşine Yarıyor?
Filistin Müftüsü Emin El-Hüseynî
Hicret Ve Hicrî Yıl
Bir Bayram Hatırası
Sorun Sadece Dağdakiler Değil
Bir Gönül İnsanı: Sabri Tandoğan
Ezvâc-ı Tahirât sadece “müminlerin” anneleridir
BİLECİK'TE BİR RAMAZAN BAYRAMI
Kur’ân Müslümanlığı
Kardelen Dergisi 25. yıla hazırlanıyor
Bosna İzlenimleri - 2: Mostar’a var da Bilecik’e yok mu?
Bosna İzlenimleri - 1: Saraybosna Sokakları
Bilecik Seçim Sonuçları Özel İlgiyi Hakediyor
Dengemizi Kaybettik
Ölümler Karşısında Tavrımız Nasıl Olmalıydı
Kul Hakkına Ne Kadar Dikkat Ediyoruz?
Nepal’deki Deprem ve Yakılan Cesetler
Bilecik Adaylarını Google’a Sorduk
Hayaller Polat Alemdar Ya Gerçekler?
Mantık ile olmaz, muhabbet ile olur
Uçak Kazası Raporu
Çanakkale Zaferi ve Şehzadebaşı Karakolu
Çanakkale Bir İzdir
Özgecan’ın Babası ile Necip Fazıl’ın ortak yanı
28 Şubat’ı Unutmamak
Siyaset isteme mesleğidir
Annenizin Adını Biliyor musunuz?
Nasıl bir Milletvekili?
Papa kadar olamadılar
Kıyafet ile modern olunmaz
Vefatının 216. yılında Şeyh Galib Dede Hazretleri
Charlie Hebdo: Bir Batı İkiyüzlülüğü
KARDELEN DERGİSİ
Haber Yazılımı